25 Kasım 2012 Pazar

Orman Günlükleri II

                             

                         Orman durgun suyun üstündeki titrek, mor, gri, uçucu sistir, sessiz sessiz tüter,
 sabahla gelir;




                              
       
               ... tepelerden gelen neşeli ışıkla kaybolur..



                   

                     ... öyle patlatır ki renkleri o neşeli taze ışık; realizmden sürrealizme kayar algın..




                              


                     ...öyle yerden kesilir ki ayakları sağduyu sahibi sıkıcı algımızın, öyle tepetaklak olur ki "gerçeklik"; hangisi gerçeği, hangisi yansıması bilemezsin..




                             


                      ... bilemezsin, ağaç mı suya eğilir; su mu ağaca yükselir... Işık mı onları; onlar mı ışığı sarar...




                              

                    ... toprağın kucağında boylu boyunca uzananlar ölü, dimdik ayakta duranlar mı canlı...




                                             


                               ... yoksa capcanlı, dimdik sandıkların ölmekte, ölü sandığın yatanlar mı hayata can vermekte...
                       



                                
                                                           (Tüm fotoğraflar Yedigöller'de 'ben' tarafından çekildi.)


                        ... bilemezsin... Bilemezsin ve renk cümbüşünün, kaybolup giden sabah sisinin, birbirinin içine giren, birbirine karışan gerçekle yansımanın ortasında kalakalırsın, öyle simsiyah..

14 yorum:

  1. Her biri birbirinden mükemmel kesitler.
    Adeta bir yağlıboya paleti gibi birbirine karışmışlar.
    Geniş yapraklı ağaçların ormanları sonbaharda böylesi güzel oluyor.
    Biz de dört arkadaş Tekirova koyu ormanında dalış için kamptaydık bu haftasonu.Vurduğumuz balıkları kömürde pişirirken,''hadi kızıl mantar arayalım,bulursak közleyelim dedik'' ama domuzlar bizden önce davranmış belli ki ...

    YanıtlaSil
  2. Biz o kadar çok çeşit mantar gördük ki Yedigöller'de Kürşat, ama dokunmadık hiçbirine çünkü domuzlar ve ayılar yemeyip bıraktıysa kesin zehirlidirler diye düşündük.:)
    Kamp henüz hiç yapmadım ama çok istiyorum. Şanslısın..

    YanıtlaSil
  3. Mantar tehlikeli tabi, tam emin olmadan yememek en doğrusu.
    En güzelleri ise en tehlikeli olanlarıdır.
    Benim bildiğim bir kızıl çam mantarı türü var,sadece ona rastlarsak güvenle yiyoruz.
    Orman ise her zaman cömert , onu üzmeden yararlanabilene...

    YanıtlaSil
  4. Bu blog paylaşım yapmıyormu artık ?

    YanıtlaSil
  5. Yapacak, sahibi çok koşturuyor :-)

    YanıtlaSil
  6. Yapacak, sahibi çok koşturuyor :-)

    YanıtlaSil
  7. umarım mıçmam; ama renk yorumundan hareketle makinenin nikon olduğunu tahmin ediyorum.. bildim mi bildim mi? :S

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bildin bildin.. :) nikoncu musun sen de?

      Sil
    2. Bildin bildin.. :) nikoncu musun sen de?

      Sil
    3. Yepp.. Ötesinde, nikon ve canon'un farkını teknik/renk yorumu bakımından da ayırt edebiliyorum artık sanırım :)

      Sil
    4. Canon'un renkleri kafasına göre ve her seferinde farklı farklı tonladığını söylerler. Kullananların yalancısıyım. Oysa Nıkon'da neyse odur aynıdır hep renk yorumu. Bir de Nikon'un güneşli hava fotoğrafları ve eşsiz deklanşör sesi.. iyidir yani ..

      Sil
  8. bence tam tersi.. canon daha mekanik ve 'doğru' renk tespiti yaparken, nikon'un kendine has bir tarzı var.. ve o 'tarz' fotoğrafa can veriyor, ruh veriyor sanki..

    tarifi zor :S

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman iyi ki Nikoncuyuz.. zira ruhu olan fotoğraflar iyidir.

      Sil